Nizip Evde Masaj-Bayan Masör Esra

Nizip Evde Masaj-Bayan Masör Esra

Nizip Evde Masaj-Bayan Masör Esra Stead kendisine on üç yaşlarında bakire bir kız bulması için Jarrett’a gözdağı verdi. Bunun üzerine Jarrett sokaklara haber saldı ve çok geçmeden Eliza Armstrong’u buldu. Jarrett kızın istekli annesine para ödedi ve kız bir pansiyona teslim edildi. Burada kloroformla bayıltıldı ve sahtekar bir ebe tarafından bakireliği onaylandı. Daha sonrasında Jarrett kızı başka bir eve gdolayıp bir tek başına bir odaya kilitledi. Odanın kapısı açıldı ve sahte bıyığıyla ihtiyar zampara rolünü oynayan Stead içeri girdi. Uyuşmuş haldeki kız dehşet içinde çığlık attı ve Jarrett onu “kurtarmak” için içeri koştu.

Eliza (bu sefer Stead’in kendi itibarını korumak için) yeniden bekaret testinden geçirildi. Testten sonra Manş Denizi üzerinden, Kurtuluş Ordusu’nun Paris şubesine teslim edildi. Ne Jarrett, ne Eliza, ne de kızın annesi, Stead ve komisyon tarafınca kullanıldıklarını biliyorlardı, ama aslına bakarsan gazeteci de dürüst bir anlaşma yapma derdinde değildi. Bir kızı kaçırıp ona saldırı ettikten sonra daha çok sömürülsün diye Avrupa’ya göndermenin ne kadar basit bulunduğunu göstermek için elinde yeterince malzeme vardı. 6-8 Temmuz 1885’te Londra’nın cinsel “cehennemini” olabildiğince sarsıcı bir üslupla ifşa etmek için kendisinin “Lily” rumuzlu kıza yaptığı kötü muameleyi anlattığı üç bölümden oluşan “Kızlık Haracı” yazısını yayımladı.

Nizip Evde Masaj-Bayan Masör Esra

Nizip Evde Masaj-Bayan Masör Esra Üçüncü bölümü yayımlandığında insanoğlu almak için gazetenin Londra ofisinin önünde öyle bir izdihama yol açtılar ki gazete görevlileri kapıların arkasına masalarla dolapları dayadılar. Gazeteci çocukların muzır yayın sattığı için tutuklanmasına ve çoğu bayinin gazeteyi satmaya yanaşmamasına karşın ayın nihayetinde bu haber Britanya’da yüzyılın gazetecilik olayı oldu. Daha sonra bu haberin kitapçık versiyonu 1,5 milyon satacaktı. [127] “Kızlık Haracı” dolaşımdaki tek cinsel sömürü hikayesi değildi

Ama en ustaca tezgahlananıydı. Yazı yayımlanmadan birkaç gün önce Stead okurlarına “dürüst bir uyarmada” bulunmuş oldu; bilhassa “erdem ve iffet mevzularında çok titiz olan her insanın… Ve dehşetengiz gerçeklerden habersiz olarak düşsel masumiyetin ahmaklar cennetinde yaşayan herkesin” gazetesinden uzak durmasını salık verdi. Bir dedikodu çıkarmak için bundan daha iyisini yapamazdı.